Yular Davası

Kadın : Tatlım o kravatı takmak zorunda mısın?
Adam : Neden ki? Gömleğime çok uyuyor.
Kadın : Bir kere o kravat senin yüzüne hiç.gitmiyor.
Adam : Saçmalıyorsun hayatım! Maskemi bu yüzüme gitsin. Gömleğin üzerine aksesuar işte.
Kadın : Dolapda 30 tane daha aksesuar var. Neden onlardan sana geçen doğum gününde aldığımı takmıyorsun canım?
Adam : Anladım ben senin derdini. Bunu bana Meltem almıştı, sen ona bozuluyorsun.
Kadın : Hiç alakası yok! Ama o kadından halen adıyla ve aileden birisiymiş gibi bahsediyorsan ya onunla alakası var işte.
Adam : Hayatım biz onunla 4 yıl birlikte olduk. Hatta nişanlandık, ayrıldık. Ona nasıl senin gibi “o” kadın derim.
Kadın : O halde, gerçi beslenmeye pek ihtiyacı yok ama, eve getirde besleyelim bari!
Adam : Kabalaşma lütfen. Halen Meltem’i kıskanıyorsun ve bu çok saçma!
Kadın : Kıskanmıyorum! Ayrıca yular gibi kravat alan birisini nasıl kıskanabilirim ki?
Adam : Sen bana at diyemezsin!
Kadın : Sen o kadın için “at gibi” diyebiliyorsun ama. Beraber at olmak hoşuna gider diye düşündüm.
Adam : Ne zaman söyledim!?
Kadın : Ömer’in geçen seneki partisinde, iki kadeh şarap içtikten sonra söyledin. Hemde benim, annenin ve o kadının yanında söyledin. Sonrasında o at gibi kadının bana yetim tay gibi bakışını hiç unutamıyorum. Annenin attığı iğrenç bakış da tuz biber oldu. O gün de bu kendini kravat sanan yuları takmıştın. Bana güzel seyler anımsatmıyor.
Adam : Bak yine at dedin! Ayrıca ben böyle bir şey hatırlamıyorum.
Kadın : Keşke ben de hatırlamasaydım. Ama ben iki kadeh şarap içince kendimi kaybetmiyorum.
Adam : Bu olayı fazla büyültmüyor musun? Altı üztü bir kravat işte. Daha flört ederken, eski sevgililerimden aldığım şeyleri ayrılınca aide etmediğimi söylemiştim. İşe yarayanları kullanır, işe yaramayanları çöpe atarım.
Kadın : Çok iğrençsin ve duygusuz!
Adam : Bir keresinde Derya’nın aldığı bir hırkayı geri vermiştim. Yaklaşık üç ay sonra Derya ile sarmaş dolaş bir adamın sırtında gördüm. Bana buradaki duyguyu tarif edebilir misin?
Kadın : O geceleri giydiğin kırmızı hırka değil mi?
Adam : Hayır onu Bahtışen almıştı. Hani sizin bölümden, bir alt sınıftaydı.
Kadın : Tamam sorumu geri aldım! Bütün bölümle çıkmış bir adama soru sorunca, eski sevgililer diploma töreni yapmak zorunda kalıyor.
Adam : Canım ben sana çıkmaya başladığımız ilk ayda bütün eski sevgililerimi anlatmadım mı? Sen de bana “Çok dürüstsün! Bu huyunu çok seviyorum” demedin mi?
Kadın : O zamanlar sana aşıktım. Senin ne kadar iğrenç bir zampara olduğunu göremedim. Şimdi lütfen şu yuları çıkacak mısın?
Adam : Hem bana hakaret edip! Hem de hiç bir şey olmamış gibi isteklerini yaptıramazsin. Hem ben senin üzerindeki masa örtüsünden bozma eteğine bir şey diyor muyum?
Kadın : Diyemezsin! Çünkü onu senin annen aldı. O zamandan zevksizlik konusunda annene çektiğini nasıl da fark edemedim. Annene inat beni seçince seni adam sandım, özür dilerim.
Adam : Bu adam(sız)la evli olduğunu unutma! Terbiyesizliğin lüzumu yok! Hem niye giyiyorsun o zaman?
Kadın : Çünkü orda annende olacak ve giymezsem gece boyu bu masa örtüsünü soracak. Bir partide, hem seni hem anneni bir de üstüne eski sevgililerini çekmek hiç de kolay iş değil hak verirsen.
Adam : Hayır efendim! Vermiyorum! Hiç bir sey vermiyorum. Bu yul… kravatı da çıkartmıyorum.Hadi çıkalım artık! Sayende belki partinin sonuna yetişiriz.
Kadın : Oraya o kadının da geleceğini bilmiyorum saniyorsun değil mi? Onun için o yuları çıkartmıyorsun. Sen bu boyla o kadınla nasıl çıkmayı başardın onu da anlamıyorum. Öpmek için tırmanma şeridine geçmen gerekiyordu kesin!
Adam : Çok komik! Sen bu kıskançlık olayını iyece abarttın. Hastasın sen! Hem ben onu öpmem, onu beni öperdi hep. Sen bunun nasıl yapıldığını unutmuş olmalısın. Tarif edeyim istersen?
Kadın : Nankör! Artık oraya tek başına gideceksin. Çünkü ben gelmiyorum!
Adam: Bağırmadan konuş benimle!
Kadın : Mümkünse hiç konuşmasam! Hatta bir daha konuşmasak! Sen ve yuların tırmanma şeridine geçip anca gidersiniz.
Adam : Sen zaten Meltem’i düğünümüzden beri kıskanırsın. Ayakkabının altına imza atmasın diye topallama numarası yaptığını, çiçeği ona atmamak için müzisyenlerin kafsına attığını bilmiyor muyum! Annem de hep Meltem’i çok severdi.
Kadın : Annen hep kendisi gibi göğüsleri dizine çarpan kadınlardan hoşlanırdı zaten.
Adam : Bunları sana “konturplak” dedi diye söylüyorsun. Halen onun kinini duyuyorsun ve şimdi Meltem’e saldırıyorsun.
Kadın : Annen de senin gibi ağzıyla konuşmayı bilmiyor ama onun asıl derdi bir torun sahibi olamamak. Büyük memeli kadınların kendisi gibi doğurgan olduğunu sanıyor. Beni her gördüğünde memelerini sallayarak, “Ben beş tane aslan gibi erkek evlat doğurdum” der durur. Ama şimdi yular takıp ahır partilerine gidiyorlar.
Adam : Sen haddini aştın artık!
Kadın : Hayır! Daha aşmadım. Annen bilmiyor ki senin ki halen annenin seni yıkadığı konumda. Onunla değil çocuk, bir orgazım yaşamak bile çok zor.
Adam : İşte bu kadarı da çok fazla! Senin gibi sıfırın altında seyir eden bir hatunla sevişmek kolaymı! Soğuktan büzüşüyor garibim!
Kadın : Cehenneme kadar yolun var!
Adam : Ben şimdi partiye gidiyorum! Seninle orda sonra buluşuruz, cehennemde!
Kadın : Yalnız Meltem’e söyle; bir adama yular takınca at gibi olmuyor yatakda!

Batur ORKUN
Nisan 2006

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*