Karmaşa

Karmaşanın genel bir teorisi yoktur. Yaşamdaki bir çok  şey gibi onu da tanımlayamayız. Ama gördüğümüz anda hemen tanırız. Genel bir yasası ya da kuralları yoktur. Olacağını tahmin edebiliriz ama zamanını tespit edemeyiz. Aslında birazcık deprem gibidir.

Karmaşayı en iyi anlatan şey kum bilmecesidir.  Kendi kendini örgütleyen kritik durum olarak bilinir. Aslında genel olarak tüm karmaşık yapılarda kendi kendini örgütleme durumu  vardır. Tıpkı bir olaydan kurtulmak için bir kere  yalan söylersiniz ve sonra arka arkaya yalanlar dizisi oluşmaya başlar. Her yalan bir sonrakileri örgütler. Bizim kum bilmecesi bunu daha  bir bilimsel açıklıyor. Çünkü bir itirafla yalan karmaşasından kurtulmak kolaydır.  Fakat doğadaki bazı karmaşalardan kurtulmak o kadar kolay olmayabilir. Ancak her zaman buna gerek de olmayabilir(!?)

Bir masanın üzerine yukarıdan yavaş yavaş kum dökmeye başlayın. Başta kumlar üst üste birikerek masanın ortasında bir kum yığını oluşturmaya başlayacaktır.  Ancak masanın kenarları açık olduğu için bir süre sonra kumlar kenardan dökülmeye başlayacaktır. Dökülme hızlandıkça yükselme duracaktır ve yavaş yavaş kum yığını kritik açısına doğru yaklaşır.  Sonunda kumun yığın üzerine düşme hızı ile kenardan dökülme hızı dengelecektir. Bu durumda yığının kararlı bir duruma vardığını düşünebilirsiniz. Fakat aslında öle değildir. Bu duruma kritik durum diyoruz çünkü yığın  her an ve an kararsız duruma geçmeye hazırdır. Artık her kum tanesi yığını daha çok etkiler. Tepeden düşen bir kum tanesi kenarlardaki kumları bile etkileyebilir. Yani artık yığın her kum tanesine daha çok duyarlıdır. Artık kenardan dökülmeyi baştaki gibi öngöremessiniz. Yığın çok değişken ve kararsız bir hal almıştır.  Yani öngürülemez tam bir “karmaşa” içerisindedir.

Doğada ve basit yaşamımızda bunun gibi kendi kendini örgütleyen bir çok karmaşık yapı vardır. Örneğin en çok yaşadığımız trafik karmaşası. Tam bir kendiliğinden örgütlenen karmaşadır.  Hayatımda kritik durumda kalmamak için en çok uğraştığım karmaşa örneğidir.. Büyük tıkanıklıklar içerisinde küçük tıkanıklıklar olabilir ve tek bir arabanın yanlış hareketi domino etkisi yaparak uzun kuyrukları tetikler. Siz siz olun uyanıklık yapıp sürekli şerit değiştirmeyin. Çünkü sadece siz değil, herkes kendince uyanık.  Bir çok aracın şerit değiştirmesi trafigi kritik duruma doğru örgütler. Şunu unutmayın: daha az değişim gösteren akış sistemleri daha çok kararlı kalmaya eğilimlidir. Dalgalanma karmaşayı artırır ve trafik bir noktada durma noktasına bile gelebilir. Bakınız: büyük şehirlerin ana alterleri.

Diğer bir örnek ekonomidir. Ya da diğer adıyla para piyasaları. Zenginin parası züğürdün çenesini yorarmış hesabı burdaki karmaşaya bakalım. Olayı Türkiye bazında ele alırsak işimiz zor. Bizim piyasalar her daim kritik durumda.  Kum yığının çöküşü gibi ekonomide de borsa çöküşleri ve şirket iflasları aynı mantıkla örgütlenmektedir. Örneğin herkesin bir anda altına yönelmesi kaotik bir durumdur. Bu tür dalgalanmalar para piyasalarını olumsuz etkiler. Çünkü sistem öngörülemez bir noktaya yani kritik duruma doğru yaklaşır. Bir ekonomi için en kötü durum öngörülemez olmasıdır. Yanlış bir bilgi  ya da panik yüzünden büyük bir şirket batabilir ya da borsa sistemi çökebilir. Aynen büyük bir salondaki binlerce insanın dar bir kapıdan panikle çıkmaya çalışması gibi.

Beklenmedik bir kritik düzen karmaşası da müziktir.  Bu durum müziğin işine bile gelmiştir. Böylece farklı tatlarda ezgiler ve nüanslar oluşmaktadır. Müzik seslerden meydana gelir. Ses de titreşen bir nesnenin başlattığı titreşimler dizisidir. Örneğin gitarın telleri. Sesi değiştirmek için  perdelere  basılarak telin uzunluğuyla oynanır. Ayrıca  farklı meteryal ve kalınlıklarda teller kullanılır.  Telin titreşim süreci kritik bir durumdur. Sesin kararsız ve karmaşık yapısı müziğin çok çeşitliliğini ve ünlü müzisyenleri yaratmıştır. Üflemeli çalgılar da  havanın titreşimiyle çalışır. Titreşmenin karmaşık yapısı müziğin gizemini oluşturur.

Evrende bunlar gibi bir çok kendi kendini örgütleyen karmaşık düzenler mevcuttur. Ancak kum yığını gösteriyor ki istikrarlı olmayan bir çok  olay bir araya gelerek bir düzeni (kum yığını) oluşturabiliyorlar. Evrendeki dizaynın bu şekilde olduğununa inanıyorum. Biz buna matematik ve fizik de kaos adını veriyoruz. Düzensizlik içerisinde düzen. Evren sırlarını her daim koruyor ve bizler bu sayede bilincimizi koruyor ve geliştiriyoruz.

Artık sanırım neden her zaman istikrarlı değilim ve hep bir karmaşa geliyor da beni buluyoru açıklayabilirsiniz.  Bunun için üzülmenize gerek de kalmadı.  Siz o karmaşık yapınız içerisinde istikrarlısınız. Sizi de müzik gibi güzel yapan  işte bu karmaşadır!

 

Karmaşık günler…

 

Batur Orkun

1 Temmuz 2012

 

 

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*