Çekim Yasası (Secret) Üzerine

Çekim yasası doğru mudur, yanlış mıdır? Bu soru uzun zamandır tartışılıyor. Ancak bu şekilde iyi tasarlanmış bir düşünceyi ya hendek ya deve şeklinde değerlendirmek büyük haksızlık olur. Bir de anlaşılmasının güç olduğunu hesaba katarsak, yapılan yorumların doğruluk yüzdesi hayli düşük olacaktır. Ben düşünce gücüne inananlardanım. Hani şu kaşığı çatalı eğebilen zihniyet var ya teoride ondan bahsediyorum gibi durabilir. Ama ben daha güncel ve bilindik şeylerden bahsedeceğim. Kaşığın eğilemiyeceğini söylemiyorum. Tıpkı “ışık hızına asla çıkamayız” da demiyeceğim gibi. Çünkü imkansız şeylerden bahsetmek basit, kolay ve  zaman kaybıdır.

Düşünce gücü ve çekim yasası, beynin yapısı ve çalışma şekliyle alakalıdır. Beyin için iyi ya da kötü düşünce diye bir ayrım yoktur.  Biz düşünürüz, o depolar ve sonra bizi yönlendirerek uygulamaya geçirir. Bunu çok basit bir örnekle açıklamaya çalışacağım.  Örneğin;  yarın bir sınavınız var ve ders çalışmanız gerekiyor. Bu sınavdan başarıyla geçebileceğinizi de düşünebilirsiniz, kesinlikle kalacağınızı da düşünebilirsiniz ve bu düşünceler sıvav sonucunuzu etkiler. Ama bu etkileme  fallardan çıkma; işte düşündüğüm başıma geliyor ya da ne düşünsem tersi çıkıyor gibi bir olay değildir. O akşam siz ders çalışırken, arkadaşlarınız arar ve sizi dışarı çağırır. Bu aşamada bir seçim yapmanız gerekmektedir ve bu seçimde beyniniz size yardımcı olur. Eğer dersten kalacağınızı düşünüyorsanız, sıvanın bir önemi kalmaz ve kendinizi dışarı atarsınız. Çalışmadığınız için de kalırsınız. Sınavdan iyi sonuç alarak geçmeyi planladıysanız, kalır çalışmayı seçersiniz ve daha iyi not alırsınız. Aslında sonucu etkileyen şeyler soyut ya da ruhani şeyler değildir. Bizzat sizin seçimleriniz sonucunda yaşadığınız hayattır.  Beyin düşündüğünüz herşeyi depolar ve unutmaz! Zamanla alt katmanlarda kalmış bile olsa bir gün ona ihtiyaç duyduğunuzda derinlerden çıkarır ve kullanır. O yüzden düşündüklerimize dikkat etmeliyiz. Beyninizin şakası yok…

Hayatımız seçimlerimize göre yönlenir. Bu seçimleri de beynimizi kullanarak alırız. Her ne kadar kalbinin götürdüğü yere git durumları olsa da, duygularımız bile beynimiz sayesinde oluşur. Bu nedenle her zaman iyi şeyler düşünmek işe yarar. O zaman ben sınava çalışmam sadece oturur düşünür ve geçerim mi diyorsanız. Bunu hemen unutun! Bu asla gerçekleşmez! Çünkü herkesi kandırabilirsiniz ama kendizi asla kandıramassınız. Bu sözü çok defa duymuş olsanız gerek. Burdaki kendiniz aslında beyninizdir. Beyniniz sizin çalışmadığınızı bildiği için otomatik olarak dersten kalmaya odaklanacaktır. O sebeple insan kendisini asla kandıramaz.

Çekim yasası gibi evrenin enerjisi ya da şans denen kavramlarıntemelinde de düşünce gücü yatmaktadır. Kötü şans denen şey, kötü düşüncenin ürünüdür. Çevrenize baktığınızda iyimser insanların kötümser insanlara göre daha başarılı olduklarını görürsünüz. Başarı kelimesi burda görecelidir. Kafanınızı fazla karıştırmasın. Örneğin; yılbaşında en büyük ikramiyenin size çıkmasını istiyorsunuz. Ben bunu çok ama çok…herkesten çok istersem para bana çıkar diye br şey yok! Siz paranın çıkmasını isterseniz gider bir bilet alırsınız ve bu şansa ortak olursunuz. Çekim yasası burda biter. Eğer benim gibi en büyük ikramiyeyi istemiyorsanız, yılbaşın da bile bilet almassınız. Çekim yasası gayet mantıklı ve matematiksel bir yapıdır.

Ya düşüncelerinizle hayatınızı yönlendirsiniz…ya da düşünceleriniz hatatınızı yönlendirir… Bu ikisi arasında farkı anladığınızda çekim yasasını da anlamış olacaksınız 🙂

batur

29 ocak 2010

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*