Adobe Air ve Flex

AIR (Adobe Integrated Runtime), Adobe’nin geliştirdiği bir platformdur. Bu platformun temel amacı; web uygulamalarının client (istemci) tarafında çalışmasını sağlamaktır. Web ortamında çalışması için HTML, JavaScript, Ajax, Flash, Flex, XML ve ActScript gibi web yazılım ve geliştirme araçları kullanarak geliştirdiğiniz bir uygulamayı masaüstü yazılımına dönüştürebilirsiniz. Yani bir bakıma web uygulamanızı gerçek zamanlı çalışabilen bir (EXE) Windows uygulamasına dönüştürür.

İstemci üzerinde çalışan yazılımların nesli tükenmekte olduğunu düşünürsek, kimileri bunun ne demek olduğunu algılamayabilir, kimileri de bunu çok basit bir şeymiş gibi düşünebilir. Ancak web uygulamalarınızı masaüstü çalıştırmanın büyük avantajları vardır. Çünkü server side (sunucu tabanlı) yazılımlar sadece kullanıcının  tarayıcısı ile sınırlıdır. (Hatta tarayıcı üzerinde bile her istediğinizi yapamazsınız.)  Örneğin kullanıcının disk sürücülerine ya da yazıcısına erişmek gibi işlemleri ancak istemci tabanlı bir yazılımla gerçekleştirebilirsiniz. Bu tür bir platformun en büyük avantajı yazdığınız kodların hem web hem de işletim sistemi üzerinde çalışabilmesidir. Ayrıca client-server mimarisini ve ona ait yazılımları/araçları bilmeden kodlama yapmış olursunuz.

Flex, Adobe Air üzerinde Flash tabanlı arayüz geliştirmek için bir teknolojidir. Yazılımcıların web ve masaüstü uygulamalarının arayüzlerini kolayca hazırlayabilecekleri, işletim sisteminden bağımsız bir derleyici ve framework’tür. Temeli Flash’a dayanır ve Flash’ın alternatifi değildir, Flash teknolojisinin bir yan ürünü gibi düşünebilirsiniz.  PHP ya da ASP’nin de alternatifi değildir.  HTML, Javascript  ve CSS’in alternatifi gibi düşünebilirsiniz. Temel amacı Flash teknolojini görsellik ve hareketlilik dışında iş ve veritabanı uygulamalarında kullanılmasını sağlamaktır. Böylece işletim sisteminden ve hatta tarayıcıdan bağımsız yazılımlar geliştirmek mümkündür. Bu da çok büyük ve karmaşık otomasyonlar için büyük avantaj sağlamaktadır.

Flex içerisinde aynen Flash ‘da olduğu gibi ActionScript kullanabiliyorsunuz. Ama bu demek olmuyor ki PHP/ASP gibi başka bir script dile ihiyacınız yoktur. Baştada söylediğim gibi Flex bir arayüz geliştirme aracıdır. Örneğin bir veritabanı uygulaması geliştirmektesiniz. Veritabanına bağlanıp veri çekme işini yapacak bir platforma daha ihtiyacınız var demektir. Bunu sunucu tarafındaki bir teknoloji ile çözebiliyorsunuz.  Böylece kullanıcının bilgisayarından bağımsızlığınız devam ediyor. PHP,  ASP.NET, ColdFusion, J2EE ya da başka bir dil ile sunucu üzerinde veritabanı işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz. PHP ile yaptığım uygulamalarda, PHP ile yazdığım web servislerini kullanarak Flex’e veri aktarıp kullanıcının bilgisayarı üzerinde çalışan ActionScript ile veriyi arayüze aktardım. 

Eğer MySql kullanacaksanız AS3FlexDB adında açık kaynak kodlu bir kütüphane mevcut. Bu kütüphaneyi kullanarak sunucu tarafına ihtiyaç duymadan Mysql’ bağlantı kurup veri çekebililiyorsunuz. Ancak sunucu tarafındaki teknolojiden muaf olmanız demek, sadece ActionScript ile idare edeceksiniz anlamına gelir ki; bana göre çok büyük uygulamalarda bu sıkıntı doğurabilir.

Gelelim Adobe Air ve Flex’in geleceğine. Flash teknolojileri konusunda çok şey yazılıp konuşuluyor. Hatta Apple’ın Flash desteğini bırakması bomba etkisi yapmıştı. Ama Apple bu delidir, ne yapsa  yeridir dedik geçiştirdik. Fakat HTML 5’ın Flash ‘ı silip silmeyeceğini merakla bekliyoruz. Bu kadar çok Flash uygulaması varken bunu yapabilecek olsa da, kısa vadede yapabilmesi mümkün değil bence. Ama artık biz web yazılım geliştiricileri oturmuş ve işe yarar bir teknoloji bekliyoruz ve bunu artık hak ettiğimizi düşünüyorum.  Bu teknoloji çöplüğünden kurtularak, her kullanıcı bilgisayarında aynen çalışan standart bir yapı umarım çok uzak değildir. Flash teknolojileri kullanma ya da kullanmama kararı tamamen size ait. Çünkü web teknolojilerinin nereye gittiğini ve gideceğini tespit etmek gerçekten çok zor. Ama ben en azından PHP üzerinde yazdığım web servislerini bir şekilde başka bir arayüzde kullanabileceğimi biliyorum. Yumartaların hepsi tek sepette değil en azından. 🙂

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*